gökyüzünde ki yıldızları istiyorsun benden ..

imkansızı seviyorsun…

yıldızlar sadece seyredilmek için vardır ..

ne ben yetişebilirim ne de sen..

o zaman sadece seyredip zevkine erelim …

hem de hiçbirşey düşünmeden..

İnsanın içi üşüyorsa eğer kat giyinsede yine de ısınamaz  bir türlü..Sanki kutuplarda gibi büzüşür durur..Ya da gözleri körse biri gözüne soksa da birşeyleri görmek istemez..Üstünü örtüp geçer bir şeylerin..

Aslında bir kaçış ya da kendimizi kandırmak olarak kullanıyoruz üstünü örtme işini..Ama belki de en büyük hatayı orada yapıyoruz işte..Örtmemek lazım kabak gibi kalmalı ortada her duygu,her nefret , her kin..Sonra bu dile dökülüpte karşına çıktığı zaman çok can acıtıyor..

-Senden nefret ediyorum ..

-Neden peki ? neden nefret ediyorsun.?

Çünkü nefsimin istediklerini yerine getirmiyorsun,kendini ezip,kişiliğini ezip,kendi üzülen taraflarını yok sayıp benim nefsime kölelik etmiyorsun..İşte bu yüzden nefret ediyorum senden..

Şimdi ister damardan bir şarkı aç sonuna kadar zırla,istersen üzerini ört herşeyin,duyduğun herşeyi yok say..Alnına yapışsın kalsın keder..Ama faydasız istediğin kadar arabesk takıl..Üstü örtülenler,ısıtmaya çalıştığın kalbini her daim üşütecekler…

Ben neden normal bir kadın olamıyorum ..Köşe bucak kaçıyorum hem cinslerimden..Bayılıyorum onlarla olunca .Yerlere yapışıyorum resmen..Muhabbet beni delirtiyor ama zevkten değil sinirden..
-Merveciğim o böreğin hamurunu nasıl mayaladın..Ben mayalıyorum bir türlü kabarmıyor..
-Neden hayatım yaş maya mı kuru maya mı kullanıyorsun?
-Kuru maya kullanıyorum ama yaş daha iyi kabarıyor sanırım..
-Aaaa tabi ki yaş maya kullanmalısın.
-(üçüncü kişi devreye girer) hayıır ben hep kuru maya kullanırım ama çok güzel kabarır..
Mayanın mayası bozuksa ve sen beceriksizsen öyle olur işte..Valla billa çok sıkılıyorum fenalaşıyorum..Konuyu değiştirmeye çalışıyorum ama dinleyen kim..Çay faslı devam eder..
-Bu çay bardaklarını nerden aldın canım.ismi neydi bunun ince belli bardak mı?
-Hayır ya Banu Alkan bardağı.90 60 90 ya ..
-(burda ben giriyorum devreye) Çüüüüşşş yok daha neler..120-120-120..Bütün ebatlar aynı kadının beliyle göğsü bir nasıl beli 60 olabilir ki..Eni boyu bir yaa.
İşte çay bardağını bile zararlı bir sanat kirleticisine benzetecek kadar gözleri döndü kadınların..Nasıl tahammül edilir ki..Okuyun , fikir alışverişinde bulunun ama bu saçma eşya , mide , koca muhabbetlerini bırakın artık desem kim anlar ki?

Epeydir Don Kişot misali bazı şeylerle savaş halindeyim ..Ve işin kötü tarafı bu savaşta yine kaybeden benim ..Yani aslında tam bir Don Kişot olmuşum da farkında değilim..Kavga ettiğim kılıç çektiğim , sesimi yükseltip itiraz ettiğim , isyan ettiğim katı ruhsuz bir duvardan ibaretmiş..Dev zannettiklerim yoketmeye çalıştıklarım değirmlermiş aslında..Ne aptalca değil mi?

İnsan hayatında bazı şeyleri değiştiremiyorsa o şeyleri yok saymak zorunda..Bu bir mecburiyet.
Yok saymazsanız böyle duvarlara laf anlatmış gibi deli konumuna düşüyorsunuz….Çünkü sorun olduğunu düşünen sadece sizsiniz..Karşı taraf lay lay lom ise daha geriye yapacak hiçbir şey kalmıyor..Yani sorunun çözümü aslında yok saymak..Ki zaten savaşım düzeltmek için değil..Sadece canımın yanmasına ettiğim itiraz yani savunma psikolojisi..
Diğer türlü olunca yorulan , yıpranan ve canı yanan sadece sizsiniz…Yani ancak kendinizi yer oturursunuz işte..Bazen kendime diyorum iyi ye kendini , bitir ne varsa içinde ..Kimin umurunda..Savaşma yaa savaşma..Sanki savaş diyen var mı ?..Çıkarlarına göre yaşa işte bak herkes öyle yapıyor..Şu rezil hayattan koparabildiklerini kopar ve yalnızca ben de …Egolu ol biraz..Nefsim de..Demeyince zarar gördün akıllan artık..Sorun yok , problem yok..Kimse için kımıldamak yok..Alacaklarını al gerisini düşünme..Sömürü devletleri nasıl ayakta örnek al biraz..
İyilik yap denize at sözü palavra de..Denize atacaksam neden yapayım..Biraz da karşımda ki kıymet bilsin..Gözüne sokmadıktan sonra görmeyecek ki ..Değerlendirmeye alınmıyor ne faydası var o zaman..Bundan sonra hep yek , hep tek başıma ..
Susuyorum herkese ve herşeye karşı …Kimseden hiçbir talebim yoktur artık…The end…
 yavaş yavaş gideceğim
susmasanda dinlemeyeceğim
kanayan yerlerimi ellerimle bastıracağım ama yetmeyecek ellerim..
olsun ellerim var ya , elbet duracak gidenlerim
giderken kendime bir şarkı hediye edeceğim
sözü ben , bestesi ben , müziği ben ve illede ben
biliyorum gideceğim birgün senden ..
yağmurda elele yürüdük hep , çünkü sende severdin yağmurları bende..,
kaç geceyi gece ettik gezdik sokaklarda hem de delice
kaç kez ağladım omuzlarında , kaç kez anladın beni ve kaç kez sarıldın sıkıca..
hiçbirşey etkilemedi ne seni ne de beni..
çünkü sende tükenmiştin benim gibi
ve biz birbirmizin küllerinde yeniden doğduk hem de ilk kez doğmuş gibi..

ne gidenler önemli oldu ne gelenler..yalnızca kırgınlıkların ve hüzünlerin ardından birbirimize hediye ettiğimiz sevgimizdi önemli olan..öyle ya kaç hüzün sıralamıştık geçmişimize , kaç telaş , kaç yalnızlık ve kaç üzüntü..özgürlüklerimizden vazgeçmiştik kendimizden vazgeçer gibi..
sen ve ben , olmayanları geri getirdik dünyamıza ..verdik birbirimize..

sen her geldiğinde hep özlemiş olurdum seni..hiç bitmedi ki özlemek , hiç doymadı ki bu yürek sana hasretine kanmadı ki hiç..evin en loş yerinde kaç kez dinlendi huzur , kaç kez söylendi yürekten dökülen aşk sözcükleri..riyasızdı yalansızdı..huzurdu bunun adı , yalnızlıktan sıyrılıp direnç bulmaktı..yeniden hayata bağlanmaktı..yaşadığını anlamaktı..öyle ya nasıldı nefes almanın tadı , çok zaman oldu nefes alamayalı..

kahır yüklü bulutlarımı dağıtalı sana daha vurgun oldu bu yürek..
sevmek acı vermek değildi , sevmek yüreklendirmekti , sevmek boğmak öldürmek değildi..sevmek kendi yüreğinden doğurmak sevdiğini ve gözlerine her baktığında erimek mum gibi , hissetmek sevildiğini ve titretmekti yüreğini..

sen ve ben uzun süren sancıların ardından doğurduk birbirimizi..senin adın masal oldu benimki de hayal ..bu hikaye ise sonuna kadar düş dünyamdan dökülen kırıntılar…

düşler diriltiyorsa eğer varın düşleyin hem de bin kere…
"nehir sen istesende istemesende akar.. ama nehrin üzerine bir sal koyarsan , o nehrin kollarından istediğine rahatlıkla gidebilirsin.. yani hayatına yol veren nehir değil senin istediğindir.. sal düşüncelerin benliğindir.. unutma salı terketmek ise kaybolup gitmekdir "
ne dersen de,ne yaparsan yap ve nasıl yaşarsan yaşa farketmez..gidenlere benzeyeceksin..aynı son , aynı final..başka da birşey yok,sadece son kez nefes alıp vereceksin o kadar..

Arşivler

 

Ocak 2012
Pts Sal Çar Per Cum Cts Paz
« Eki    
 1
2345678
9101112131415
16171819202122
23242526272829
3031  

Popüler Yazılar

  • Hiçbiri
Follow

Get every new post delivered to your Inbox.